Eve geldim, toprağı kurumaya yüz tutmuş çiçeklerime su verdim.
Bazen bizim de ruhumuz kurur; adeta sulanmayı bekleyen çiçek toprakları gibi… İşte o zaman insan, kendi ruhunu da sulamalıdır.
Bazen ummadığınız insanlar ummadığınız eylemlerde bulunur; bazen ummadığınız kitaplarda ummadığınız bilgileri bulursunuz; bazen de umulmayanı ummak gereken anlardan ve çağlardan geçersiniz. 21. yüzyıl, benim için umulmayanın hüküm sürdüğü; genelden özele, özelden genele şaşırtıcı bir çağdır. Ne insan, ne olay, ne kitap, ne liyakat ne de ahlak alanı fark eder.
Hiç ummadıklarınız başınıza gelir.
Peki, bu sarsıcı çağın getirdikleriyle nasıl baş edebiliriz?
Herkesin çağı da kendine hastır; çağlar, çağın içinde saklıdır adeta.
İşte burada, toprağınızı kurutacak kadar umulmadık; umut, ahlak, erdem ve vefa skalasının dışında kalan fazlalıkları yaşarken, kendi üzerinize kendi yağmur bulutunuzu serpmeniz gerekir.
Başımızın üstünden; umut, şifa, vefa, sabır, liyakat ve erdem damlalarıyla dolu bulutları geçirebiliriz. Ben umut bulutlarına inanıyorum. Benim toprağım, benim çiçeğim, benim ruhum bereketlenmeli; huzur yağmurlarında ıslanmalı. Bu, umulmadıklar çağından geçerken en doğal hakkımdır, derim hep.
Sen de, de. Kendine bir yağmur bulutu yap. Al onu, koy başının üstüne. Her yere seninle gelsin.
Umulmayanların şok dalgalarının bizi rip akıntıları gibi çekmesine izin vermeyelim. Kendi ruhumuzla, aklımızla, kalbimizle el ele verelim. Umudumuzu, başımızın üstünden ayrılmayan bir bulut varsayalım ve daima onunla yürüyelim.
#umutbulutları
#umulmayanlarçağı

Çok güzel yazmışsın.
Tebrik ediyorum.
Sen Umut Bulutlarını bulmuşsun.
Bazen böyle gelir o bulutlar. Hiç umulmayanların çağından geliverir o mavi bulutlar.
Tebrikler Kalemine ve yüreğine sağlık. Nice güzel bulutlara.