Dünyaya gözümüzü açtığımız an ruhumuzda başlayan bu hengame yerini ne zaman sakinliğe bırakır dersiniz?
Bu konu üstüne biraz düşündüm mesela otuz yıl kadar... Sonuç olarak ne buldun derseniz kısaca insanın anlam arayışı ve anlamayışı ile birlikte tamamen kişisel ruhsal durumuna bağlı olduğunu fark ettim.
Yoksa hiçbir zaman içinde bulunduğumuz devinimsel olaylar durmuyor. Hayat, bir mayın tarlası adeta. Bu irili-ufaklı mayın dolu tarlaya doğumdan itibaren konuluyor, emekleyerek yürüyerek ve koşarak arada da patlayan mayınların hasarlarıyla yola devam ediyorsunuz. Bazen bu tarlada maytaplar ya da konfetiler de patlıyor olabilir ama yol yine kumlu çakıllı devam ediyor, eğer yolunuz deniz kenarındaysa biraz suya girip serinleyip tekrar yola revan oluyorsunuz.
Yaşamın bu hengameli tavrı bazılarımıza ağır gelirken bazılarımızın umurunda dahi olmuyor... Peki, çok umursayarak mı yola devam etmeli, korkarak, acaba şimdi ne olacak diyerek mi? Yoksa hiç umursamadan mı?
İkisi de değil elbette... Karşımıza çıkabilecek zorluklara karşı tedbirlerimizi alarak ruhumuzu sakinleştirerek yürümeliyiz bu yolda... Bunun bir yolu var, anlatacağım.
Yol bizi nereye yahut kime götürüyorsa onu kabulde olmalıyız, anlamaya çalışmalıyız. Bu durum bana ne anlatıyor? Bu kişi bana ne anlatmak için var? diye sormalıyız kendimize.
Çünkü kainatta her şey insana öğretmek ve anlatmak için var. Acaba bizim dinleme ve anlama kabiliyetimiz gelişmiş mi? İşte hayat sürekli bunu ölçer, adeta okuldaki bir öğretmen gibi... Bu kabiliyetlerini ne kadar geliştirdiğini, tüm tepkilerini sınar durur.
Bu yolda karşımıza çıkan durumlar, olaylar, insanlarsa görünmez ellerle yazılan her anın kaydedildiği bir kayıt defterindeki puantaj tabloları gibi insanın ruhunu imtihan etmek ve puanlamak için varlar...Puanı çok olanın defteri güzel olur . İlkokul öğretmenlerinin dediği gibi hani "Çalışan kazanır, elması kızarır."
Kara kaplı defterler, kırmızı kaplı defterler ve belki beyaz kaplı defterler... Peki, sizin defteriniz hangi renk?
Düşününüz efendim...
Zannetmeyelim ki imtihan sadece büyük zorluklarla olur. Hayır, her dem sınavdasınızdır. Çok susamış bir kediyi gördüğünüz zaman da imtihan vardır, balkonunuza gelip konan yuvasını sizin evinizin bir köşesine yapan kumruyu gördüğünüzde de...
Derdini duyduğunuz insana duyarsız kaldığınızda da...
Yaşam ne kadar basit ya da çetrefilli olursa olsun tüm bu sorular sorunlar ruhumuzun karalama defteri gibidir adeta. Yazarsın, çizersin, silersin, tekrar yazarsın,yaparsın. Ve sonuçta bir başka yola varırsın. Ortaya çıkardığın, ruhunun yaşam derslerinden kalma-geçme karnesidir.
Velhasıl-ı kelam, bugün herkes ruhunun karnesini eline alıp şöyle bir kontrol etsin bakalım... Kimler hangi derslerden kalmış? Zayıf notu nerelerden, kimlerden gelmiş? Defterine ilmek ilmek ne işlemiş?
Çok mu bencil olmuş yoksa kendinden aşırı mı vermiş? Kendi kul hakkına mı girmiş yoksa tam kararında mı davranmış?
Yardım isteyeni red mi etmiş yoksa koşa koşa yardıma mı gitmiş?
Liste böyle uzar gider. Herkes şapkasını önüne koysun da kendi listesini yapsın bakalım.
Ve sonra kaldığı dersleri tespit etsin.
Kaldığı dersleri geçmek için ruhunu yaz okuluna yazdırsın da bu dersleri de vermek için gayret etsin.
Bu arada size bir sır vereyim... Benim defterim de tonlarca karalamalar ile dolu... yaza yaza çize çize yılları devirdik... Ve sonra bir aydınlanma geldi. Dilimizde ona "kabullenme" diyorlar. Meğer yaşamın sırrı buymuş. Her neyi kabule geçerseniz o imtihanı vermiş oluyorsunuz ve ruhunuz dinginleşiyor. Eğer direnip isyana geçerseniz yaşam sizi daha da aşağı çekiyor ve diyor ki "otur, sıfır."
Ama kabul frekansında kalırsanız buyur geç diyor bir sonraki seviyeye...
Sizin de yaşamda keşfettikleriniz vardır mutlaka ama en önemlisi de ne biliyor musunuz? Bu keşifleri hayata çok da geç kalmadan yapabilmek... Umarım herkes kendi zamanının dengesinde farkına varmıştır bunun...
Sevgi ve keşifle...
HAYATLA İLGİLİ BİRKAÇ KELAM
- 18 Temmuz 2025, 14:09
- 273
YORUM EKLE
Yorumunuz Onaylanmak Üzere Gönderildi
YORUMLAR
Serap yüce - 1 yıl Önce
Ellerine sağlık çok güzel bir yazı olmuş????????????
Gizem şenaydın - 1 yıl Önce
Ağzınıza yüreğinize sağlık hocam hayat imtihanlar herkesi bir elek misali eloyormus satırlarınız yaratandan ötürü herseyi sevmeye devam etmeye götürdü beni iyiki varsiniz
Zeynep Öztürk Kocaman - 1 yıl Önce
Ruhunu yaz okuluna yazdırmak tabiri çok hoş.. Gerçekten böyle bir imkanı kendimize sunmalı ve bunun nimetlerinden faydalanmalıyız diye düşünüyorum ben de.
Akışta olmak en güzeli ;yormadan, yorulmadan, kabullenerek..
Yine harika bir yazı, kalemine sağlık arkadaşım ????
Nebahat Doğru - 1 yıl Önce
FatmaÜlkü Hocam; elinize, emeğinize,ruhunuza sağlık.Hayatımıza anlam katarak, ışık tutan bir yazı olmuş.Hayatın özü bu.Ama kabule geçip anlayana kadarki halimiz, duygu durumlarımız, gel gitlerimiz, bocalamalarımız hep olacak.Bu yazı bana çok iyi geldi.Farkındalığımı artırıp, daha özenli ve güzel bir yaşamın yolunu gösterdi.Size teşekkür ederim.
Kallbinizden öperim
Şengül İzgi - 1 yıl Önce
Ülkü Hocam elinize sağlık yine gelip geçmişsiniz okkalı sözlerle.. okudukça idrak edip yollarımıza ışık tutsun anlatmak istedikleriniz.. Güzel anlatım ve yazılarınız daim olsun..
Maya El Achkar - 1 yıl Önce
Tebrik ediyorum ülkü????
Yazdıkların bana dokundu ve eminim bu yolda hayatta kalmaya çalışan herkese dokunmuştur.

Tebrik ediyorum Ülkü Hoca hanım.
Sizleri bu kadar derin ve emek isteyen bir makaleyi kaleme almışsın.
Belki de hepimiz şapkamızı önümüze koyup düşündüklerimizi yazmamız gerekir diye düşünüyorum.
Bana bu heyecanı veren sizin yazınız oldu.
Sizi yeniden kutluyorum. Emeğinize ve kaleminize sağlık.