Ayşe Öz Muğla da Akyaka’yı Severlerle röportaj yaptı.

Pamukovahaber de yazıları yayınlanan Eğitimci Yazar Ayşe Öz Turizm Cenneti olan Muğla Akyaka’da “Gökova Akayaka’yı Sevenler Derneği” yetkilileri ile yapılan Sanat Etkinlikleri hakkında söyleşi yaptı.

Ayşe Öz Muğla da Akyaka’yı Severlerle röportaj yaptı.

Bugüne kadar (İkinci Bahar, Gülfiden nasıl öğretmen oldu, Dolunay vardı) kitaplarından sonda 4. Kitabını yazmak için gittiği Muğla Akyaka’da da durmuyor Turizm cenneti olan Akyaka da günlük hayatı arasında kültür ve sanat etkinliklerine katılıyor ve yeni tanıştığı çevresinde yaptığı söyleşileri, haberleri ve Röportajarı bizlerle paylaşıyor.

İşte Ayşe Öz ün son gönderdiği o paylaşılmandan biri daha elimize ulaştı ve bizde yazının tamamın Pamukovahaber.com sitemiz okuyucuları ile paylaşıyoruz.

AKYAKA’DA SANAT ETKİNLİKLERİ

Akyaka, Muğla Marmaris arasında şirin bir yerleşim bölgesi. Önceden belediyelik bir köy iken yeni düzenlemeyle Ula’nın mahallesi olmuş. Yaz kış sürekli oturanlar yaklaşık 4000 kişi iken yaz aylarında bu sayı 50.000’leri bulduğu söyleniyor. Akyaka’nın bir yerli halkı var, bir de bizim gibi emekli olup gelip yerleşmiş insanlar var. Dışarıdan gelip yerleşmiş kişiler buranın kültür, sanat, kalkınma ve halkın bilinçlenmesinde büyük katkıları olmuş. Bu amaçla burada pek çok dernek var. Doğanın korunması, kadın hakları, çeşitli korolar, kültür ve sanat vs.

4.6.2021 tarihinde Nail Çakırhan-Halet Çambel Kültür ve Sanat Evinde bir resim sergisinin açılışına gittim. Küresel salgın (pandemi) dolayısıyla fazla katılım olmayacağını düşünmüştüm yanılmışım. Epey gelen vardı, ilgi fazlaydı. Sergi, GökovaAkyaka’yı Sevenler Derneği Başkanı sayın Nurhan Koyaş Kavuzlu’nun konuşmasıyla açıldı. Kavuzlu konuşmasında bu serginin atölye çalışması olduğunu, amatör ressamların eserinden oluştuğunu, eserlere ücret konulmadığını herkesin gönlünden kopanı ödeyip alabileceğini söyledi. Elde edilen gelirin derneğe kalacağını, pandemi dolayısıyla ikram yapılmayacağını sergiyi gezmek için maske takılması ve beşerli gruplar halinde gezilmesi gerektiğini açıkladı. Daha sonra Ula belediye başkanı sayın Özal Türkler’in de katılımıyla gruplar halinde sergi gezildi. Suluboya ve yağlı boyadan oluşan sergi hiç de amatörlerin yaptığı gibi görünmüyordu. Gerçi ben resimden çok anlamam ama gördüğüm resimleri çok beğendim. Gerçekten çok güzeller, sergiye katılan tüm ressamları kutluyorum, emeklerine sağlık. Elbette bu serginin açılışında emekleri geçenleri de kutlamak gerek.

Gökova Akyaka’yı Sevenler Derneği ve çalışmalarıyla ilgili söyleşi yapmak için Nurhan hanımla konuşup randevu istedim. 8.6.2021 günü saat 16.00 için sözleştik.

 Sergide verilen dernek broşüründen bazı bölümleri aktarmak istiyorum.

“Gökova Akyaka’yı Sevenler Derneği 1991 yılında yerli halk ve büyük şehirlerden gelip Akyaka’ya gönül vermiş insanlarda tarafında kuruldu. Doğal ve kültürel değerlerin kısaca yaşam alanlarının korunmasında mücadelesini sürdürüyor.

2019 yılında yapılan genel kurulda, yönetim kurulunun tamamının kadınlardan oluşması, doğal olarak kadın hareketine duyarlı olmamızı gerektirdi.

1998 yılından günümüze kadar Hazirandan Ekim sonuna kadar aralıksız süren sergilerimize, pandemi nedeniyle geçen yıl ara vermek zorunda kaldık. Pandemi bu yıl, hatta önümüzdeki yıllarda da devam edecek gözüküyor. Bu belirsizlik ortamında geçtiğimiz yıl sergi açmak için hazırlık yapan sanatçılarımıza daha fazla haksızlık yapmak istemedik.

NAİL ÇAKIRHAN-HALET ÇAMBEL KÜLTÜR VE SANATEVİ

Nail Çakırhan yörenin geleneksel değerlerini ve sanat zenginliklerini gelecek kuşaklara da aktarabilmek için, 88 yaşında başladığı Sanatevi, 1998 yılında sanat ve politika dünyasından Tarık Akan, Ali Özgentürk, İlhan Selçuk, Mina Urgan, Şadan Gökovalı ve Oktay Ekinci’nin katıldığı görkemli bir açılış ile hizmete girdi. Bu açılışın ardından Nail Çakırhan Sanatevi’ninsorumluluğunu kültür ve sanat faaliyetleri yapmak üzere Gökova Akyaka’yı Sevenle Derneği’ne verdi.

Tamamiyle Çakırhan’ın meşhur Ula mimarisine dayanarak büyük bir özenle ve ustaca yaptığı binaözellikle üst tavanlarıyla göz doldurur. Duvarların büyük bir kısmı pencereli olan sergievi, ışığa her taraftan açıktır ve meşhur Ağa Han ödüllü evin bahçesine inşa edilmiştir.

“Nail Çakırhan’ın Eseri” konulu fotoğraf sergisi ile hizmete açılan, bundan sonra her türlü sanata kapılarını açan sanatevi, kısa süre içinde bölgesel, hatta ulusal bir kimlik kazandı. Her yıl Haziran ayından Ekim sonuna kadar, her iki haftada farklı bir sergi ile Muğla ilinin ve dışarıdan gelen misafir sanatseverlerin buluşma noktası olmaya, sergilerinin hep başında kalan sanatçılarımızla eserleri ve sanatı tartışma ayrıcalığını sürdürüyor.

GÖKOVAAKYAKA’YI SEVENLER DERNEĞİ 

Nurhan hanımla sözleştiğimiz saatte dernek binasına gittim. Çalışma odasına çalışıyordu salgın ve sıcak dolayısıyla bahçede oturmamızı önerdi. Sevinçle kabul ederek sergi salonunun bulunduğu küçük bahçedeki masaya doğru aşağıya indim. Masaya mesafeli olarak oturduktan sonra konuşmaya başladık.

Kendisini tanıtmasını istedim. İstanbul’da yayıncı olduğunu emekli olup yirmi yıl önce buraya yerleştiğini, geldiğinden beri dernek çalışmalarının içinde olduğunu altı yıldır da başkanlığını yürüttüğünü söyledi.

 “Derneğin amaç ve hedefleri nelerdir? Bu amaçlar doğrultusunda şimdiye kadar neler yaptınız?”

 “Çevreye duyarlıyız, çevrenin ve doğanın korunması için çalışıyoruz.”

 “Bu konudaki etkinliklerinizi sosyal medyadan takip ediyorum fakat bir de sizden dinlemek isterim”

 “Akyaka’nın doğal güzelliğini korumak amaçlı çeşitli etkinliklerimiz oluyor. Azmak kıyı ihlali, orman kampına son günlerde yapılan ahşap yürüme yolu çalışması gibi. Bu konuda yetkililere, belediyeye, CİMER’e (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) dilekçe göndererek sorunlarımızı bildiriyoruz. Yanıt alamayınca da protesto amaçlı yürüyüş ve basın açıklamasıyapıyoruz. Bu konuda Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) ve Sandras Koruma Planı ile birlikte çalışıyoruz. 

 

Kadın haklarına duyarlıyız. Bu konuda da çevre koruma konusunda olduğu gibi basında da yer alan kadınlarımıza yönelik şiddet, tecavüz gibi olayları protesto edip basın açıklaması yapıyoruz. 8 Mart kadınlar günü etkinlikleri yaptık, 25 Kasım’da kadına yönelik şiddetle mücadele için Pazar yerindeydik, Pınar Gültekin’in duruşmasına katıldık. Bunun gibi…”

“Başka hangi konularda etkinlikleriniz oluyor?”

 “Muğla Büyükşehir Belediyesi Senfoni orkestrası zaman zaman burada konser verir. Müzik dinletilerimiz olur.

Burada resim ve seramik kursları için atölyemiz var. Bu kurslar için öğretmenimiz yok. Bilen bilmeyene öğretiyor, gönüllük esasına göre çalışılıyor. Ve ücret almıyoruz.Hazirandan Ekim sonuna kadar iki haftada bir kursiyerlerimizin ve dışarıdan (il dışından) gelen sanatçılarımızın eserlerinden oluşan sergilerimiz oluyor.

Perşembe günleri felsefe toplantıları oluyor. Bunun için de belli bir kişi konuşmacı olarak gelmiyor.Genellikle burada oturan ilgi duyan kişiler ve üyelerimiz tarafından belirlenen konu üzerinde konuşmalar oluyor. Bu ara Kant ile ilgili konuşulacak.

Şiir dinletilerimiz oluyor. İmza günü yapmıyoruz o konu burada başka bir derneğin çalışma alanına girdiğinden biz ihlal etmek istemiyoruz. Pandemi yüzünden çalışmalarımız aksadı ama yeniden başladık.

“Çalışmalarınız gerçekten çok güzel ve takdir edilmesi gereken çalışmalar. Bu çalışmalarınız için yetkililerden destek alıyor musunuz?”

“Bize destek de köstek de olmuyorlar. Kendi yağımızla kavruluyoruz.”

“Derneğinizin sorunları var mı?”

“Köklü bir dernek olduğumuz için sorunlarımızı çözdük.”

Çalışmalarında ve uğraşılarında başarılar diledim. Bu güzel söyleşi için teşekkür ederek ayrılırken bu güzel binayı yapan Nail Çakırhan’a bir kez daha hayranlık duydum ve takdir ettim.

Ayşe ÖZ / AKYAKA

Güncelleme Tarihi: 15 Haziran 2021, 14:00

Mehmet

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER