15 Eylül 2014 Pazartesi

Pamukova da mavi alarm..!

Tarihini bilmeyen milletler yok olmaya mahkumdur.

19 Mayıs 1919 ta Samsun’a Bandırma vapuru ile çıkıp Kurtuluş Savaşını başlatan Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, 1915 yılında da Çanakkale Savaşlarının dönüm noktasına Damgasını Albay olarak vurmuştu.

21 Mayıs 2011 Cumartesi 03:02
Tarihini bilmeyen milletler yok olmaya mahkumdur.
Çanakkale de Yedi düvele karşı savaşan Türk Ulusu Çanakkale de itilaf devletlerine karşı ülkesini teslim etmemiş, Çanakkele de bedenleri ile set çekmiş, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş temellerini orada atmıştı.
Ancak günümüzde tarihini bilmeyen, ya da tarihini bilerek saptırmaya çalışan hainler Attatürk ün Çanakkale de gösterdiği başarılı komutanlık öykülerini görmemezlikten gelmekteler.
Çanakkale Savaşlarının Emperyalislerin aleyhine dönmesinde savaş komutasını eline alan Albay Mustafa Kemal Çanakkale savaşlarında İstanbul’dan Gelibolu ya gizlice gelerek Bigalı köyünde savaşı yönetmiştir.
Çanakkale iline 15 km, Eceabat ilçesine 7 km uzaklıktaki Bigalı köyü bugün turist akınına uğramakta. 1900 yılı başlarında Balıkesir nüfuslu Boğaali isimli asker kökenli bir kişi tarafından kurulan bu köyün ilk adı Boğalı’dır. Çanakkale savaşlarında 19. Tümene bağlı 57.ci 27 ve 72.ci alaylarla cepheye ilk gidilen noktadır. Boğalı (Bugün ise adı ise Bigalı köyü). Mustafa Kemal 14-15 Nisan 1915 de yarbay rütbesi ile tümen komutanı olarak Bigalı köyünde kalmış ve savaş hazırlıklarını Muhtar Hacı Hüseyin Kanyılmaz’ın evinde hazırlanmış. Bu ev şimdi ATATÜRK EVİ olarak müze haline getirilmiş. Köyde şimdi 80 hane, 190 kişi yaşamaktadır.
Mustafa Kemal in Evi  bu gün müze olarak ziyaret edilmekte. Bigalı köyünü gezip, Mustafa Kemal’in Çanakkala Savaşlarına hazırlık yaptığı evde incelemelerde bulunduk.

YARBAY MUSTAFA KEMAL BİR ASKERLİK DEHASIDIR.
Tarihte Atatürk’ü kahraman ve sembol yapan olaylardan birisi de, Çanakkale’de 1915 yılında yaşanan savaşlardır. Yarbay Mustafa Kemal, o savaşlarda askerlik dehasının bir ürünü olarak meydana çıkmış ve Anafartalar’da, Conkbayırı’nda tarihi sürecin emperyalistler aleyhine donmasını sağlamıştır.
Çanakkale Savaşları demek, aynı zamanda, Atatürk demektir. Çanakkale savaşlarında Atatürk’ü önemsemeyen, gizleyen ve göstermeyen anlayışlar, tarihi tahrif eden anlayışlardır. Bu anlayış sahiplerinin çoğunluğunu araştırın, şunu göreceksiniz; bunların ekserisinin Türk kökeninden gelmeyip, içimize sızmış olan, sözde Türkler olduğunu, kolayca fark edeceksiniz. Eğer bunların içersinde, Türk kökeninden gelip de, çeşitli sebeplerden dolayı Atatürk’e karşı hıyanet içersinde olanlar da varsa, onları da, bir Türk olarak, Türklüğün içersinden, tarihin çöplüğünün içersine doğru yuvarlamak, son derece gerekli olmaktadır. Bu kanına küfretmeyi seven asalaklar da, her zaman tarihimizde var olmuştur. Aynı Asya’da Hunlar döneminde olduğu gibi... Aynı Göktürk kağanlığı döneminde; Bumin Kağan’ın, Kültekin Kağan’ın yaşadığı devirlerdeki Çin severlerinin var olmasındaki gerçek gibi.O yıllarda Ulu Bilge Kağan adına dikilmiş olan anıtın, güney yönünde Türkiye Türkçesiyle şunlar yazılıdır:
“Çinlilerin sözleri tatlı ipekli kumaşları yumuşaktır. Tatlı sözler ve yumuşak kumaşlarla aldatıp uzak milletleri kendilerine yaklaştırırlar. Sonra da içlerine girip kötülüklerini yaparlar. Kendilerinden olmayan bilgili ve cesur kişileri yaşatamazlar. Yanılıp da onlara inanan kişinin kabilesini, milletini, neslini yok ederler. Tatlı sözlerle, ipek kumaşlara aldanan çok Türk öldü. Türk milleti yanılırsan gene ölürsün.”
Dün nasıl Çin severler, tarihin çöplüğüne gitmeye mahkum olmuşlarsa, günümüzde de böyle kanına küfretmekten zevk alan Türk kökenliler de, aynı akıbete uğrayacaktır ve de uğramalıdır.
Mustafa Kemal’i Çanakkale’de yok saymak mümkün müdür? Onun bu cephede yaptığı kahramanlık, aynı zamanda yarbaylıktan albaylığa geçmesine de yol açmıştır. O, bu kahramanlığının sonucunda, 1915 yılında yayınlanmış olan Harp Mecmuasına da kapak olmuştur.
Kara cephesindeki savaşların o kanlı günlerinde, Conk bayırındaki taarruz sırasında göğsündeki saate isabet eden şarapnel parçası sayesinde, Allah’ın Türk milletine büyük bir bağışı olarak hayatta kalmayı da başarmıştır. Atatürk bu saati, bu olayın bir nişanesi olarak cephede 5. Ordu komutanı Liman Von Sanders’e takdim etmiştir. Bunun üzerine Von Sanders’te kendi saatini çıkararak Atatürk’e vermiştir.

Atatürk'ün Çanakkale Zaferi Kronolojisi


1 Şubat 1915

Mustafa Kemal'in Tekirdağ'da Göreve Başlaması

25 Şubat 1915

- 19. Tümen Komutanı, Karargahı, 57. Piyade Alayı, Dağ Bataryası, Sıhhiye Bölüğü, Seyyar Hastane Ekmekçi Müfrezesi'nin, Tekirdağ'dan Eceabat'a Gelmesi.



- Çanakkale Müstahkem Mevkii Karargahı'nın Hacıpaşa Çiftliği'ne Yer Değiştirmesi.

- Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı'nın, 19. Tümen Komutanı'nı Eceabat Bölgesi Komutanlığına Atanması.

- Mustaf Kemal'in 19. Tümen Komutanlığı'na atanması.

- Birleşik Filo'nun, Giriş Tabyalarındaki Topları Tahrip Etmesi ve Boğaz'a Girmeye Başlaması.

18 Mart 1915

Çanakkale Boğazı Muharebesi, İtilaf devletleri donanması yaklaşık 30 savaş gemisiyle savaşın en geniş kapsamlı saldırısını başlattı. Altı büyük gemiden Bouvet, Irresistible ve Ocean zırhlıları batırıldı, üçü ise kullanılmaz duruma geldi. Çanakkale Boğazı’nı denizden geçme girişimi Türk deniz ve kara savunması karşısında başarısızlığa uğradı.

25 Mart 1915

9. Tümen Komutanı'nın, Eceabat Bölgesi Komutanlığı'nı 19. Tümen Komutanı'ndan Devralması.

1 Haziran 1915

Mustafa Kemal’in Albaylığa yükseltilmesi.

4 Temmuz 1915

Atatürk'ün, Kurmay Başkanı İzzettin (Çalışlar) Bey'le beraber Cesarettepesi'ndeki 18.Alay'a ait siperleri gezmesi ve buradaki mevzilerin kuvvetlendirilmesi için bazı direktifler vermesi, düşmanın taarruzu halinde uygulanacak hareket hakkında komutanlarla görüşmesi.

10 Temmuz 1915

Tasir-i Efkar gazetesi muhabirlerinden Ferit Bey'in, 19.Tümen Karargahı'nda Atatürk'ü ziyareti.

16 Temmuz 1915

Gazeteci, yazar ve şairlerden oluşan bir edebi hayatin, harp alanını ziyaret etmek üzere, İstanbul'dan Çanakkale'e gelişi. (Hamdullah Suphi (Tanrıöver), Ahmet Ağaoğlu, Ali Canip (Yöntem), Ömer Seyfettin, Mehmet Emin (Yurdakul), İbrahim Alaettin (Gövsa), Hakkı Süha (Gezgin), Enis Behiç (Koryürek)'in de içinde bulunduğu heyet, Çanakkale cephesine gelerek 5.Ordu ve 3.Kolordu Karargahlarını ziyaret etmiş, Arıburnu ve Seddülbahir harp bölgelerini gezmiştir. Heyet, Cesarettepesi'ne giden yolun düşman kontrolünde ve tehlikeli oluşu nedeniyle Atatürk'ü ziyaret edememiş ancak telefonla konuşarak başarılarını kutlamıştır.

17 Temmuz 1915

Gelibolu Mutasarrıfı Süreyya (Yiğit) Bey'le Maydos (Eceabat) Kaymakamı Rahmi Bey'in, 19.Tümen Karargahı'nda Atatürk'ü ziyareti ve geceyi karargahta geçirmeleri.

19 Temmuz 1915

Atatürk'ün, Kurmay Başkanı İzzettin (Çalışlar) Bey'le beraber, öğleden sonra, 3.Kolordu Karargahı'nın bulunduğu Kemalyeri'ne gelerek Veliaht Yusuf İzzettin Efendi'yi karşılama töreninde bulunması, akşam yemeğini Kemalyeri'nde yemesi, tekrar 19.Tümen Karargahı'na dönüşü.

28 Temmuz 1915

Atatürk'ün Kurmay Başkanı İzzettin (Çalışlar) Bey'le beraber 27.ve 57. Alay cephelerini gezmesi.

30 Temmuz 1915

3.Kolordu Komutanı Esat (Bülkat) Paşa'nın, Kurmay Başkanı Fahrettin (Altay) Bey'le beraber 19.Tümen Karargahı'na gelerek Atatürk'ü ziyareti.

6-7 Ağustos 1915

İngilizler’in Suvla Limanı çıkarması ve 1 nci Anafartalar savaşının kazanılması.

10 Ağustos 1915

Türklerin Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal öncülüğünde geniş kapsamlı Conkbayırı taarruzu.

21 Ağustos 1915

2 inci Anafartalar savaşının kazanılması

1 Eylül 1915

Mustafa Kemal'e, Anafartalar Grubu Komutanlığı'ndaki üstün başarılar nedeniyle "Muharebe Gümüş Liyakat Madalyası" verilişi.

2 Eylül 1915

Mustafa Kemal'in, Çanakkale Savaşlarında yaralanan ve sakatlanan Osmanlı askerleri için para toplayarak gönderen -Almanya'nın İstanbul Elçiliği görevlilerinden- Dr.Ernest Jackh'a teşekkür mektubu :"...Kaderin savurduğu her haşin darbeye bizimle katlanmakla kalmayıp bundan doğan ıstırapları da hafifletmek için akla gelen her yardımı esirgemeyen siz sadık dosta, Fevzi (Çakmak) Bey de selamlarını ve teşekkürlerini yollar." Atatürk'ün komuta ettiği Anafartalar Grubu Komutanlığı'nın Kurmay Başkanı Binbaşı İzzettin (Çalışlar) Bey'in, 16.Kolordu Kurmay Başkanlığı'na atanması.



4 Eylül 1915

Mustafa Kemal'in, Anafartalar'da 4.ve 8.Tümen cephelerine giderek incelemelerde bulunması. Başkomutan Vekili Enver Paşa'nın, 5.Ordu Komutanı Liman von Sanders'in -Anafartalar Grubu'ndaki yeni düzenleme ile ilgili- 29 Ağustos 1915 tarihli önerisine cevabı :"Anafartalar Grubu'nun devamını, bu grup içindeki tümenlerin şimdilik yalnız 2.ve 15.Kolorduları oluşturmasını ve Gruğ Komutanlığı'nın 16.Kolordu Komutanı Mustafa Kemal Bey tarafından yapılmasını, yüksek öneriniz üzerine uyarınca uygun gördüm."

14 Eylül 1915

Mustafa Kemal'in Bulgar Generali Petroff'un eşi Sultane Petroff'a Çanakkale'den Fransızca mektubu :"...Düşman kuvvetlerine karşı kendi istediğimiz şekilde karşı koyduk ve daha önce Arıburnu'nda benim karşımda hezimete uğrayan düşman kuvvetleri, aradan aylar geçtikten sonra bu defa da Anafartalar'da tam anlamıyla felç oldular. Generalimin, muhtemelen bunlardan haberi vardır; ama olan biteni doğrudan benden öğrenmesi, sanırım kendisini çok daha fazla memnun edecektir. General Hamilton'a ve Lord Kitchener'e ardı ardına bu başarıları elde etmeme vesile oldukları için teşekkür etmem gerektiğine inanıyorum." Mustafa Kemal'in, 2.ve 15.Kolordu Komutanlarıyla Abdurrahman Bayırı'na gidişi.

20 Eylül 1915

Mustafa Kemal'in rahatsızlanması, Mareşal Liman von Sanders'in Anafartalar Grubu Karargahı'na gelerek, kendisine geçmiş olsun dileğinde bulunması, sonra özel doktorunu gönderişi.

23 Eylül 1915

Mustafa Kemal'in, - Almanya'nın İstanbul Elçiliği görevlilerinden- Dr.Ernest Jackh'ı çadırında kabulü ve söyledikleri :"Tam manasıyla Ruslar gibi karaya tıkıldık. Ruslar çökmeğe mahkumdurlar; çünkü Boğazları kapayarak onları Karadeniz'e tıkadım. Bu suretle, müttefiklerinden ayrı düşürdüm. Fakat biz de aynı sebep dolayısıyla yıkılmaya mahkumuz. Gerçekten biz, Akdeniz, Kızıldeniz ve Hint Okyanusu sahillerine yerleşmiş bulunuyoruz; fakat herhangi bir okyanusa çıkmayı göze alamayız. Deniz kuvvetlerine sahip olmayan bir kara kuvveti olmak itibariyle biz, yarımadamızı, kara kuvvetlerini hiçbir tehdide uğramaksızın istediği sahile getirebilen deniz kuvvetlerine karşı savunmaya asla muktedir olamayacağız." (Atatürk, bu görüşmenin yapıldığı günlerde rahatsızlığı nedeniyle çadırında istirahat etmektedir. Ernest Jackh, hatıralarında şu bilgileri vermektedir :"Mustafa Kemal Bey ağır surette hastaydı ve bu yüzden kendisini ziyaret için çadırına gittim. Malarya (sıtma)'ya tekrar yakalanmıştı. O kadar zayıflamıştı ki, ilkin tanıyamadım. Bununla beraber ateşli tabiatı, evvelce sık sık yaptığımız bütün gece devam eden çok sevdiği görüşmeler gibi, bizi, siyasi bir tartışmaya daldırdı."

26 Eylül 1915

Başkomutan Vekili Enver Paşa'nın sabahleyin Kuzey Grubu Karagahı'na gidişi, daha sonra -Anafartalar Grubu cephesine ait- Conkbayırı'nı gezdikten sonra Gelibolu'da 5.Ordu karargahı'na dönüşü (Enver Paşa, bu inceleme gezisinde Anafartalar Grubu Karargahı'na uğramamıştır.)




27 Eylül 1915

Mustafa Kemal'in, 5.Ordu Komutanı Mareşal Liman von Sanders'e Anafartalar Grubu Komutanlığı'ndan affını isteyen yazısı :"...Geçenlerde Ekselansları Başkomutan, Kuzey, Güney ve Asya Gruplarını ziyaretiyle gereği gibi onurlandırmıştır; ancak Anafartalar Grubu'nun varlığını tanımak istememekle, bizi ziyaretinin onurundan mahrum kılmıştır. ...Ekselansları Başkomutan'ın şahsıma karşı beslediği duygular böylece bilinirken, orduda aynı koşullar altında hizmet vermem benim için imkânsızdır. Siz Ekselanslarından beni şu andan itibaren Grup Komutanlığı'ndan istifa etmiş sayma ve şahsımla ilgili daha sonraki işlemleri tayin etme lütfunda bulunmanızı rica etmek onurunu taşımaktayım."

30 Eylül 1915

5.Ordu Komutanı Mareşal Liman von Sanders'in Başkomutan Vekili Enver Paşa'ya Mustafa Kemal'in Anafartalar Grubu Komutanlığı'ndan affını isteyen dilekçe vermiş olduğunu, ancak kabul edilmemesini isteyen yazısı :"...Bu dilekçeyi destekleyemem. Çünkü Mustafa Kemal Bey'i vatanın bu büyük savaşta hizmetlerine muhakkak surette muhtaç olduğu, çok müstesna kabiliyetli, yetkili ve cesur bir subay olarak tanıdım ve takdir ettim. ...Şimdilik ilişikte takdim etmediğim ayrılma dilekçesini, Ekselanslarınızın, güvenini belirtmek suretiyle reddetmek lütfunda bulunmalarını rica ediyorum."

26 Ekim 1915

Mustafa Kemal'in, Başkomutanlık Vekaleti'nce 9.,11.ve 12.Tümenlerin birleşmesinden oluşacak 16.Kolordu komutanlığına atanması ve Kolordu Komutanı yetkisiyle "Anafartalar Grubu'nu yönetmekle görevlendirilmesi.

31 Ekim 1915

Başkomutan Vekili Enver Paşa'nın, beraberinde Ahmet İzzet Paşa, Yarbay Feldmann ve Başyaver Kazım (Orbay) Bey olmak üzere Anafartalar Grubu Karargahı'nı ziyareti, Atatürk'le görüşmesi, daha sonra at üzerinde İsmailoğlu Tepesi'ne gidilmesi.

3 Kasım 1915

İstanbul'dan Gelibolu'ya gelen Ayan ve Mebusan Heyeti'nin Anafartalar Grubu karargahı'na giderek Mustafa Kemal'i ziyareti ve beraber cepheyi gezmeleri.

5 Aralık 1915

Mareşal Liman von Sanders'in Anafartalar Grubu Karargahı'na gelişi ve Mustafa Kemal'e, beraberinde getirdiği hava değişimi izin yazısını vermesi.

8 Aralık 1915

Fethi (Okyar), Dr.Bahattin Şakir ve Dr.Tevfik Rüştü (Aras) Bey'lerin akşam Atatürk'ün misafiri olarak Anafartalar Grubu Karargahı'na gelişleri. Atatürk'ün aldığı hava değişimi izni üzerine Anafartalar Grubu Komutan Vekilliğine atanan Fevzi (Çakmak) Paşa'nın Anafartalar Grubu Karargahı'na gelişi.

10 Aralık 1915

Atatürk'ün -beraberinde misafirleri Fethi (Okyar), Bahattin Şakir ve Tevfik Rüştü (Aras) Bey'ler olmak üzere- Çanakkale'den İstanbul'a hareketi. (Atatürk İstanbul'a dönüşünü takiben Çanakkale'den izinli olarak ayrılış sebebini Salih (Bozok) Bey'e şöyle anlatmıştır :"Ben düşmanın çekileceğini anladığım için bir taarruz yapılmasını teklif etmiştim. Fakat benim bu teklifimi kabul etmediler. Bundan dolayı canım sıkıldı. Çok da yorgun olduğum için izin alarak İstanbul'a geldim. Eğer ben orada iken düşman şimdiki gibi çekilmiş olsaydı, herhalde daha çok sıkılacaktım. Burada bulunmaklığım benim için bir talih eseridir.)

11 Aralık 1915

Mustafa Kemal'in Çanakkale'den İstanbul'a gelişi

19-20 Aralık 1915

İtilaf Güçlerinin, işgal ettikleri siperleri boşaltarak gece Anafartalar, Arıburnu bölgesinden gizli olarak çekilmeleri (Bu bölgedeki boşaltma son günlerde mevcut sisten de yararlanılarak gizli olarak yapılmakta idi. Ancak birlik ve malzemelerin büyük kısmını kapsayan boşaltma bu gece gerçekleştirilmiştir. İngilizler 8/9 Ocak 1916 gecesi de Seddülbahir bölgesinden çekilmişlerdir.)

1 Şubat 1916

Atatürk'e Anafartalar Grubu Komutanlığı döneminde gösterdiği üstün başarıları nedeniyle "İkinci Rütbe'den Osmani Nişanı" verilmesi.
Anahtar Kelimeler: Mustafa Kemal Atatürk

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    GAZETE MANŞETLERİ
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV

    banner136

    banner78

    banner88