E-GAZETE

KADIN NEDEN AĞLAR Kİ ?

20 Ocak 2012, 01:02
KADIN NEDEN AĞLAR Kİ ?
Ağlamak;  göz pınarlarımızdan akan  hüzün ve acı yüklü damlalar … Bazen sağanak halinde bazen de çisil çisil yağar o kurak gönüllere… Her bir damlada yaşamın hatırası saklıdır.
                Hiç düşündünüz mü bilemem ama bir bebek dünyaya neden ağlayarak merhaba der ? Yoksa yaşamında yaşayacağı acıların ilk provasını mı yapıyor ? Yoksa doğar doğmaz biz yetişkinlere o davranışıyla bir şeyler mi anlatmak istiyor ? –bakın yetişkinler ağlamak yaşamın bir parçası- diyerekten.
                Yaşadıklarımdan anladığım şu  ki;  insan her yaşta ağlar. Ağlamak eylemi sadece çocuklara özgü bir eylem değildir. Bazen insan öyle bir ağlar ki, o ağlayış çocukluğunu bile unutturur. Bir akrabasının ölümüne ağlayış, bir sevgiliye ağlayış, duygusal bir filme ağlayış, bir mutlu gün için ağlayış, bunlardan bir kaçı…
                Kalp ağlamadıkça gözden yaş akmaz derler. Gerçekten yerinde söylenmiş, doğru bir söz. Çünkü ağlamak kalbi katılaşmaktan kurtarır. Anlayan, hisseden insan ağlayabilir.       
                Biz ağlamayı genelde çocuklara ve  kadınlara yakıştırırız. Bu yakıştırmada doğruluk payı yok değil. İtiraf etmeliyim ki, ağlamak her ikisine de çok yakışıyor.
                Bir kadın neden ağlar ki ? Belli ki yüreğini yakan, her hatırladığında tekrar tekrar kanayan ve  bir türlü kabuk tutmayan yarası var…
Bir Kadın neden ağlar ki ? Yoksa güzelleşmek için mi ? Bana göre  kadınlar zaman zaman ağlamalı ancak nedensizce ağlamalı. Çünkü bir kadın bir neden veya nedenler  için ağlıyorsa o zaman  çok yıpranır .İzlenimim  şu ki, kadına hem gülmek , hem de ağlamak çok yakışıyor . Yakışmayan ise somurtmak… Kadın güzelleşmek için nedensizce  ağlamalı… Her damla, daha çok kadın yapar kadınları. …
Siz bir kadının yağmurlu bir günde ağlayışını hiç gördünüz mü ? Gözleri , yağmurdan sonra ortaya çıkan gök kuşağı gibidir…Gözleri rengarenk olur ….O an, çok kısa sürelidir tıpkı gök kuşağı gibi… Dikkatli bakarsanız  gözlerindeki gök kuşağını görebilirsiniz. Hele bir de yağmurdan ıslanan saçları bir sarmaşık gibi yüzüne yapışmışsa bakmaya doyamazsınız . Gözlerindeki su birikintisi tıpkı bir cıva gibidir titrer… Göz bebeğinin çevresi ise tıpkı bir gün batımı gibidir, kızıl…
Kadın o anda çaresizce biraz da utangaç bir halde erkeğin yüzüne bakar, bir  şeyler söylemesini bekler …Cevap gecikirse işte o zaman yağmur yüklü bulutlu gözleri kendini bırakır… Gözlerindeki su birikintisi damla damla kirpiklerinin arasından sızarak yanaklarına akar…Ancak gözlerinden akan damlacıkları yağmur damlacıklarından ayırmak çok kolaydır. Yanaklarından süzülen her bir damla  kıvrılarak, ağır ağır süzülür .Çünkü her bir damla acı, keder yüklüdür. Kısacası her bir damlanın sırtındaki yük ağırdır. Yağmur damlacıkları ise direk ve daha hızlı akar yanaklarından. Bir diğer fark  ise birisi yüreğine akar,  diğeri toprağa. Yağmur damlacıklarının vuslatı toprak, göz yaşların vuslatı ise yürektir…
Erkekler ise kadınlar kadar başarılı değildir ağlama konusunda. Erkekler de ağlamak ister… Onların ağlayışı sessizdir, göz yaşlarının içine akışıdır. Erkeklerin gururu engeller ağlayışını ve ERKEKLER GECE AĞLAR…Kimsecikler görmez sadece geceden başka... Bazen kadınlar ağladığında çoğu insan, “ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için” derler. Bilmediklerindendir . Çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler.
Sözün özü ağlayan bir kadını görürseniz sakın müdahale etmeyin bırakın ağlasın… İçinden nehirler taşana kadar…Çünkü yapılan araştırmalar bize şunu gösteriyor ki: Ağlayan kadınlar yaşama daha olumlu bakıyorlar…
Yazımı Viktor Hugo’nun “ağlamak “ adlı şirinin ilk iki mısrasıyla bitirmek istiyorum.
 
 Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
 Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
                                             Viktor Hugo
 
Değerli okuyucularıma sevgi ve saygılarımı sunarım,
Mutlu günler dilerim.
Yazan : Yılmaz ARSLAN
yilmazarslan11@hotmail.com

Bu makale 473 kez okundu
Yükleniyor...
Ceren Organizasyon

Yüksel Market Reklamı

tamer reklam